Uzay Asansörü

Uzay asansörü, yakın tarihe kadar bilim kurgu romanlarına konu olan bir fikir, şimdi günümüz teknolojisi sayesinde NASA tarafından gündeme alınmış görünüyor. Karbon – nanotüpleri sayesinde. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Alabama eyaleti Huntsville kentindeki Marshall Uzay Merkezi Geleceğe Yönelik Projeler bölümünden David Smitherman, Ulusal Havacılık ve uzay merkezine bağlı Marshall Uzay Merkezi’nden David Smitherman yakın gelecekte uzay asansörünün uzaydaki ulaşım araçlarından biri olabileceğini söyledi. NASA bir süredir projeyi hayata geçirmek için uygun teknoloji arayışında.

Elli yıldan fazla bir geçmişe sahip bu fikir ilk olarak 1950’li yıllarda Rus mühendis Yuri Artsutanov tarafından ortaya atılmış, daha sonra Amerikalı Deniz Bilimci John Isaacs tarafından geliştirilmiş ve Arthur Clark tarafından da The Fountains of Paradise “Cennet Pınarları” ve “2061, Odysee 3” romanlarında yer almıştı.

Uzay Asansörü’nün fikir babası Rus mühendisi Yuri Arstsutanov, Dünya ve Ekvatora uygun bir noktadan havada duran bir uyduya kablo çekmenin teorik olarak mümkün olduğunu savunmuştu.

Uzay asansörü, bir ucu yeryüzünde diğer ucu dünyanın jeosantrik noktasından ötede bulunan, dünyayla eşdeğer açısal hız ve sabit bir yörünge uzaklığında hareket eden, yaklaşık 100.000 km uzunluğunda bir kablo ve ek sistemlerle oluşturulması düşünülen taşıyıcı bir sistemdir.

Bugüne kadar uzay asansörünün yapılamamasının önemli bir nedeni bu uzunlukta kullanılabilecek ve ihtiyaca cevap verebilecek özelliklerde malzeme bulunamamasıydı.

1991 yılında Japon araştırmacı Sumio Iijima şimdi karbon nanotüpler olarak adlandırdığımız yeni bir tür malzeme elde etti. Karbon nanotüplerin çelikten daha güçlü bir bileşim olması uzay çalışmaları için birçok adım atılmasına sebep oldu. Uzmanlara göre, hem hafiflik hem de çok yüksek mukavemet değerlerine sahip karbon nanotüpler uzay asansörünün imali için kilit bir malzeme durumundalar.

Uzay asansörü konusunda yapılan çalışmalar, dünyada farklı üniversitelerde, bağımsız kuruluşlarca sürdürülmektedir.

Kanada McGill Üniversitesi’nde geliştirilen Climba, dört kısımdan oluşacak bir uzay asansörü olarak düşünülmüş. Yeryüzünden 160-2000 km arasında uzaklıkta inşa edilecek bir birim üzerinden yükselmesi planlanıyor

Uzay asansörü konusunda en ciddi çalışmaları yapan merkezlerden birisi Obayashi adlı bir Japon inşaat şirketi. Obayashi’nin uzay asansörü planı, yeryüzünden 36 bin km yükseklikte bir uzay istasyonu kurmak ve asansör hatlarını da bu istasyon üzerinden organize etmek üzerine dayalı. Saatte 200 km hızla yükselmesi düşünülen asansör ile 7 buçuk günde 36 bin km’deki merkeze ulaşılabilecek.

Tehlikeler ve önlemler: Fırtınalar, göktaşları, uçaklar ve diğer cisimler…

Uzay asansörleri için, sağlayacakları pratiklik ekonomiye karşın bazı tehditler mevcuttur. Yıldırımlar, meteorlar, önceki uzay çalışmalarının kalıntıları, alçak yörünge cisimleri, fırtınalar, kablonun salınımının engellenmesi, küçük göktaşlarının verdiği hasarlar atomik oksijen, yoğun elektromanyetik alanlar, radyasyon, üst atmosferde sülfürik asit damlalarının kabloda oluşturacağı erozyonlar, uçakların çarpması gibi tehlikelerin göz önüne alınması gerekmektedir. Her şeye rağmen bütün bu problemlere şimdiden kabul edilebilir çözümler bulunmaya başlanmıştır.

Ebru GÜN

İKÜ IEEE Öğrenci Kulübü WIE Komitesi Başkanı

 

http://onedio.com/haber/insanoglunun-en-buyuk-hayallerinden-biri-uzay-asansoru-449646
http://www.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/b8a614226a953a8_ek.pdf?dergi=48
http://haber.ogu.edu.tr/2013/03/27/uzay-asansoru-mumkun-mu/
http://img-1.onedio.com/img/raw/54d6118bc02fce5470ad47ad